|
|
 |
Ayrılık Vakti
Yağmur yağıyor hüzün damlıyordu
Duman kokusu sarmıştı şehri
Üzerinde siyah bir elbise
Dudaklarında azad edilmeyi bekleyen kelimeler
Sabırsızlanıyordu
Kimbilir aklında ne şimşekler çakıyordu
Oysa benim gözyaşlarım
Yüreğime damlıyordu
İşte o gün ayrılık vaktiydi
Ve Sen
Bırkarak ellerimi
Sökerek yüreğimi gidiyordun
Güneşe yenilen bir buzdağı gibi eriyordum
Yokluğunda...
Üzerine basılan çim gibi eziliyordum
Elveda sözcüğünün ağırlığı altında
Sen arkanı dönüp giderken daha
Yaralı bir güvercinin
Gökyüzüne olan özlemi gibi özlüyordum Seni
Fabrika bacılarının
gökyüzüne bıraktığı zehir gibiydi sözlerin
Hayallerimi kirletiyor
umutlarımı zehirliyordu
Ve saat ayrılık vaktini gösteriyordu
Sen Gidiyordun
İdris Yılmaz
|
|
 |
|
|
|
|